~Göz Kulak Pençe ~ [ENG in the comments]
📍İstanbul Üniversitesi Zooloji Müzesi
@iuzoolojikoleksiyonu 20. 05. 2026
Sanatçılar: Ozan Atalan, Didem Erbaş, Ali Kanal, Gürkan Kurtbay, Jonathan Perez, Banu Çiçek Tülü, Merve Ünsal.
Kolaylaştırıcılar: Biyolog Gonca Yeşilyurt, Biyolog Kerem Kaleli
Metin ve Sergi Organizasyonu: Didem Erbaş
Grafikler: Ozan Atalan
Mekansal Dokunuşlar ve Mekan Sergi Tasarımı: Gülüm İmrat, Didem Erbaş, Gürkan Kurtbay
@gulumimrat
Yaklaşık bir yıldır restorasyon sürecinde yer aldığım İstanbul Üniversitesi Zooloji Müzesi’nde, canlılığını yitirmiş, bir zamanlar yaşamış pek çok türle çalıştım. Bu süreç boyunca onlara göz kulak oluyormuş, onları koruyormuşum gibi hissettim. Onardığım eksik gözler, kulaklar ve pençeler, bu varlıklara yeniden bir bütünlük kazandırmayı; bir anlamda onlara yeniden can vermeyi düşündürdü.
Bu süreçte dinlediğim her hikâye, hem müzeyi hem de müzede var olan türlerin geçmişini ve benim oradaki varlığımı sorgulamama yol açtı. Öte yandan, önüne geçemediğim bir koruma arzusu, müzeyi ayakta tutma isteğiyle iç içe geçti. Bu metin de, tam olarak bu duygulanım alanından; koruma, onarma, tanıklık etme ve yeniden var etme isteğinden doğdu.
Sergide yer alan sanatçılar genel olarak hayvanın sesi, yeri, evi olmayı denediler. Her canlı türünün yaşamsal koşullarını tekrardan sorguladık, seslerini tekrardan duyurmaya çalıştık. Bu bir sergiden öte bir denemedir. Başka bir canlı türü olmanın varoluşsal koşullarının bir araştırması, bir denemesi.
Bu deneme, insan merkezli bakışın sınırlarını zorlamayı ve başka yaşam biçimlerine yaklaşmanın imkânlarını araştırmayı amaçlıyor. Burada mesele, hayvanın yerine bütünüyle geçebilmek ya da onun deneyimini eksiksiz temsil etmek değil; tam tersine, bu imkânsızlığın farkında olarak ona yaklaşmaya çalışmaktır. Her iş, başka bir canlının dünyasına kulak verme, onun mekânını, kırılganlığını, hafızasını ve maruz kaldığı dönüşümleri hissetme çabası olarak düşünülebilir. Her bir sanatçı, insan ile insan olmayan arasındaki mesafeyi yeniden düşünmeye, bu mesafede oluşan tahakküm biçimlerini görünür kılmaya ve başka türlerle kurulabilecek etik ilişkilerin izini sürmeye yönelir.