Mayıs ayı Birleşik Krallık odağımızın üçüncüsünde mimarlık ve tasarım tutkunları için Londra’daki modern ve çağdaş yapılardan oluşan bir rota oluşturduk. Lloyd’s Building: Rogers’ın 1986’da tamamladığı bu yapı, mimaride alışılagelmiş kuralları ters düz ediyor. Bu yaklaşım, yapı cephesini işlevsel kılıyor ve görsel bir deneyime dönüştürüyor.
London Aquatics Centre: Zaha Hadid’in 2012 Olimpiyatları için tasarladığı bu yapı, suyun hareketini mimari forma çeviriyor.
Tate Modern: Herzog & de Meuron’un 2000 yılında dönüştürdüğü eski Bankside elektrik santrali, dünyada endüstrisizleşmede bir referans noktası. Santralin dev türbin holü bugün dünyanın en çarpıcı mekanlarından biri.
Alexandra Road Estate: Neave Brown’ın 1978’de Camden Belediyesi için tasarladığı bu sosyal konut projesi tüm sakinlerine teras sağlıyor. Devlet eliyle yapılmış nitelikli mimarinin mümkün olduğunu kanıtlayan proje 2017 yılında tescillenmiş.
Leadenhall Building ‘‘The Cheesegrater’’: Rogers Stirk Harbour + Partners’ın 2014’te tamamladığı kule, St Paul’s Katedrali’nin koruma alanına saygı göstermek için güneye doğru eğimli tasarlanmış.
Barbican Estate: Chamberlin Powell & Bon’un geliştirdiği bu dev kompleks, ütopik bir kentsel yaşam vizyonunun somutlaşmış hali. Konut kuleleri, yürüme köprüleri, yapay göller ve sanat merkezi tek bir bütün olarak tasarlanan kompleks, mutlaka görülmesi gerekenlerden.
Canary Wharf Tube Station: Norman Foster’ın tasarladığı bu istasyon, bir metro durağının nasıl kamusal bir deneyime dönüşebileceğini gösteriyor.
Swiss Re Building — ‘‘The Gherkin’’: Norman Foster’ın 2003’te tamamladığı 41 katlı kule, yuvarlak formuyla Londra’nın köşeli siluetine yepyeni bir ikon getirdi.
V&A East Museum: Stratford’daki Olympic Park içinde yükselen V&A East, O’Donnell + Tuomey’nin tasarımıyla doğu Londra’nın çeşitli kültürel mozaiğiyle V&A’in yeni bakışını buluşturuyor.
Moda ve mimarinin vizyoner buluşması: Issey Miyake’nin New York’taki yeni amiral mağazası
Issey Miyake’nin New York Madison Avenue’daki yeni amiral mağazası, markanın yenilikçi moda felsefesi ile mimarinin en çağdaş aktörlerinin buluştuğu bir durak olarak açıldı.
New York merkezli mimarlık ofisi SO-IL @solidobjectives tarafından tasarlanan bu mekan, Issey Miyake’nin inovasyon ve zanaat üzerine kurulu tasarım dilini fiziksel bir forma dönüştürüyor.
SO-IL, tasarım sürecinde bulunduğu New York Life binasının tarihi Beaux-Arts dokusunu korurken, bu mirası yeniliği çağrıştıran materyallerle harmanlayarak Issey Miyake’nin gelenek ve inovasyonu birleştiren vizyonuna sadık kaldı.
Mağazanın kalbinde yer alan ve iki katı birbirine bağlayan heykelsi cam merdiven, Issey Miyake tasarımlarındaki kumaş akışkanlığını ve ışık oyunlarını mimariye taşıyor.
SO-IL ayrıca, markanın sürdürülebilirlik anlayışını ve mimari dünyasıyla olan köklü bağlarını, önceki mağazadan geri dönüştürülen materyaller ve Frank Gehry imzalı ikonik titanyum panel ile mekana entegre etmiş.
Fotoğraflar: Issey Miyake Inc.
#isseymiyake #bilgilendirmeiçindir
Tasarımcıların, sanatçıların ve üreticilerin nasıl başladıklarını; hangi yollardan geçtiklerini ve üretim pratiklerini nasıl kurduklarını kendi hikâyeleri üzerinden anlattıkları FAMİ konuşma serisi “Başlangıçlar”ın üçüncü konuğu, Touline Ceramics’in kurucusu Tülin Bozüyük oldu.
Bu ilham verici konuşmada Bozüyük, serüvenler ve keskin dönüşlerle şekillenen hayatının onu nasıl Arif Paşa Apartmanı’ndaki seramik stüdyosuna ve bugün üretim yapan markası Touline Ceramics’e taşıdığını anlattı.
FAMİ’de gerçekleşen “Başlangıçlar” serisi; tasarımcılar, sanatçılar, üreticiler ve yaptığı işi tutkuyla sürdüren farklı isimlerle devam edecek.
#fami #toulineceramics #işbirliği
Bu sene 8. edisyonu düzenlenen, uzun soluklu sanat kitabı günleri border_less ARTBOOK Days başladı.📖
Baskı materyalleri, metinler ve edisyonlu işler üzerine çalışan-üreten sanatçılar ve inisiyatifler ile yayım yapan müze, galeri, kurum ve enstitüleri bir araya getirerek kitap üretimleri üzerinden ortak alan yaratan border_less ARTBOOK DAYS 15–17 Mayıs tarihleri arasında Salt Galata ev sahipliğinde gerçekleşiyor.
Etkinlik süresince yayın pratiklerine odaklı konuşma programı ziyaretçileri bekliyor. Programın detayları için border_less sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.
Bilgilendirme amaçlıdır.
#border_lessartbookdays #popconnected
Rengi odağına alan, Japonya merkezli boya markası Nippon Paint tarafından düzenlenen Creative Colour Awards 2026’nın finalistleri açıklandı.
Bu yıl dünya genelinde seçilen 16 finalist proje arasında Türkiye’den 6 mimarlık ve iç mimarlık ofisi yer aldı. Mimari, iç mimari ve kamusal alan kategorilerinde finalist seçilen toplam 6 proje, Türkiye merkezli ofisler tarafından Türkiye’de hayata geçirilen projelerden oluşuyor.
Pop Connected olarak, Türkiye’den yaratıcı üretimlerin uluslararası ölçekte görünürlük kazandığı bu sürecin bir parçası olmaktan ve Creative Colour Awards yolculuğunun bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyduk.
İşte liste:
Architectural:
Rubrum Winery Office - @officeistanbularchitects
Interior Design:
Finagotech Offices - @studio13architects
Moxy Istanbul Taksim - @__designist__
Epoca - @kontraist
Cabinet Bleu - @bureau.interiors
Public Spaces:
Cevizli School Street - @superpoolorg
Tüm finalistleri tebrik ederiz.
#creativecolourawards #nipponpaint #isbirligi
Triennale Milano, İtalyan tasarım tarihi için çok önemli bir yapı. Başlangıcında sanatçılar ve endüstri arasındaki deneysel iş birlikleri için alan sağlayan yapı, yüzyıl ortalarına gelindiğinde endüstriyel ürünün üst kalite tasarıma dönüştüğü bir laboratuvar haline geldi.
Triennale, İtalyan tasarımını destekleyen, besleyen ve alan sağlayan bir yer olarak ’’Made In Italy’’ markasının gelişmesinde önemli rol oynadı demek hiç yanlış olmaz.
Triennale, ilgililer için birbirinden ilgi çekici sergilere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. İşte Triennale Milano Pop seçkisi.
#triennalemilano #popconnected
Grafik tasarımdan mimariye, dijitalden ürün tasarımına her ölçekten tasarım disiplininin anlatacak bir hikâyesi var.
Mercado Design Days ise bu hikayeleri bir araya getiren bir tasarım buluşması sunuyor.: İkinci yılında daha geniş bir seçki, daha fazla yaratıcı isim ve daha dolu bir programla geri dönüyor.
Dört gün boyunca ücretsiz gezilebilecek tasarım sergisinin yanı sıra, 16 Mayıs'ta tasarımcıların üretim süreçlerini paylaşacağı Designer Talks oturumları ve 15 Mayıs'ta yerel ve uluslararası isimlerin sahne alacağı biletli Mercado Stage ilgililerini bekliyor.
📅 14–17 Mayıs
📍 212 Studio, Karaköy
#mercadodesigndays #popconnected
Mayıs ayı Birleşik Krallık odağımızın ikinci haftasında durağımız Londra müzeleri. Tasarımcılar, mimarlar, sanat izleyicileri ve tarih meraklıları için seçtiğimiz 10 müzeyle şehrin kültürel kalbine bir yolculuk yapıyoruz:
1. The Design Museum: Tasarımı bir disiplin olarak ele alan dünyanın önde gelen merkezlerinden. Apple’ın ilk iMac’inden ikonik posterlere kadar dev bir envanter sunuyor.
2. Victoria & Albert (V&A): Dünyanın en büyük dekoratif sanat ve tasarım müzesi. Mimari çizimlerden Osmanlı çinilerine, moda tarihinden William Morris tasarımlarına uzanan eşsiz bir koleksiyon.
3. Tate Modern: Eski bir elektrik santralinde modern sanatın dev isimleri; Picasso, Rothko ve Hockney sizi bekliyor.
4. Tate Britain: 1500’lerden günümüze Britanya sanatının panoraması. Turner’ın romantik manzaraları ve Hogarth’ın hicivlerini anlamak için en doğru nokta.
5. London Transport Museum: Harry Beck’in ikonik metro haritası ve ulaşımın tasarım disiplini olarak evrimi burada sergileniyor.
6. Science Museum: Tasarımın teknolojiyle kesiştiği 300 yıllık süreci somut nesnelerle anlatan zengin ve ücretsiz bir koleksiyon.
7. Sir John Soane’s Museum: Mimar Sir John Soane’un Antik Roma heykelleri ve Piranesi gravürleriyle dolu, müzeye dönüştürülmüş büyüleyici evi.
8. Barbican Centre: Avrupa’nın en büyük brütalist kompleksi. Sanat galerisinden sinemaya kadar dev bir kültür merkezi olan yapının kendisi başlı başına bir deneyim.
9. The Courtauld Gallery: İzlenimcilik odaklı bu galeride Manet, Cézanne ve Van Gogh’un başyapıtlarını görebilirsiniz.
10. Wellcome Collection: Tıp tarihi, bilimsel nesneler ve görsel iletişim tasarımının insan deneyimiyle buluştuğu özgün bir durak.
#londramüzeleri #thedesignmusem #popconnected
Dar sokakları ile başlı başına bir labirent olan Venedik’te Bienal başlıyor. Bu labirent ise çok yakında dev bir açık hava müzesine dönüşecek.
Müzeler, saraylar, vakıflar ve bağımsız mekânlar; sanatın şehrin her köşesine sızdığı bu dönemde bambaşka bir anlam kazanıyor. Bienal ve bienale eklemlenen uydu programlar o kadar geniş ki etkinlikleri, tarihleri ve mekânları takip etmek de başlı başına bir maceraya dönüşüyor. Bu yıl uluslararası sanat takviminin en çok beklenen sergilerinden pek çoğu Venedik’te.
Bu seçki, Giardini ve Arsenale’deki ulusal pavyonları ya da ana sergiyi kapsamıyor. Mayıs’tan Kasım 2026’ya dek Venedik deneyimini zenginleştirecek uydu sergilerin engin panoramasında size bir başlangıç noktası sunmak için hazırladık. Kaydırarak keşfedebilirsiniz.
Kaynak: Domus Magazine
#biennalearte2026 #venicebiennale #venedikbienali #popconnected
Venedik Bienali Türkiye Pavyonu Açıldı
Türkiye, 61. Venedik Bienali'nde Nilbar Güreş'in Gözlerinizden Öperim (A Kiss on the Eyes) adlı sergisiyle yer alıyor. Başak Doğa Temür'ün küratörlüğünü üstlendiği sergi, 9 Mayıs – 22 Kasım 2026 tarihleri arasında Arsenale'de ziyaret edilebilir.
Cinsiyet, göç, aidiyet ve iktidar dinamiklerini ele alan sergi; heykel, fotoğraf, kolaj, yağlıboya, tekstil ve enstalasyonu bir arada sunuyor. Farklı dönemlerden seçilen yapıtlar yeni üretimlerle buluşarak izleyiciyi yerleşik bakış biçimlerini sorgulamaya davet ediyor. Sergi adını, sahiplenmeden yakınlık kuran "gözlerinizden öperim" ifadesinden alıyor.
Bu yıl bienalin teması In Minor Keys (Minör Tonlarda). Sessiz, kırılgan ve göz ardı edilen deneyimlere kulak veren bu tema, Türkiye Pavyonu'nun diliyle derin bir uyum içinde. Sergi, İKSV koordinasyonunda gerçekleşiyor.
📍 Arsenale, Venedik | 9 Mayıs – 22 Kasım 2026
#biennalearte2026 #inminorkeys #türkiyepavyonu #popconnected
İstanbul’da Mayıs ayında da müze ve galeriler izleyicilerini ağırlayacak. Pop Connected olarak Mayıs ayında ajandanıza eklemeniz gereken, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren bir seçki hazırladık.🎨
Bilgi vermek amaçlıdır.
#sergitakvimi #istanbul #popconnected
FAMİ’de, farklı yaratıcı alanlardan isimleri aynı düşünsel zeminde buluşturma yaklaşımının bir parçası olarak hayata geçen Yaklaşma serisinin üçüncüsünde Sanatçı Ahmet Doğu İpek ve Mimar Ömer Selçuk Baz’ı ağırladık. Buluşma, 30 Nisan Perşembe günü saat 17.00’de FAMİ Altunizade’de gerçekleşti.
Üçüncü buluşmada Ömer Selçuk Baz ve Ahmet Doğu İpek; biçim, malzeme ve mekân üzerinden kendi üretim süreçlerine odaklandı. İkilinin yalnızca o akşam bir araya gelmediğini de belirtmek gerek: Ahmet Doğu İpek, Yalın Mimarlık’ın 20. yılına adanan Yalın Şeyler kitabına katkıda bulunmuş ve Akaretler’deki Yalın Şeyler sergisinin küratörlüğünü üstlenmişti. Bu konuşma, uzun soluklu bir yakınlığın izleyiciyle paylaşıldığı bir an oldu.
Bu doğal ve içten yaklaşmaya tanıklık etmek büyük bir heyecandı. Yaklaşmalar serisi farklı mimar ve diğer disiplinlerden yaratıcıların yaklaşmalarını konu almaya devam edecek.
#fami #yaklaşmalar #ömerselçukbaz #ahmetdoğuipek #işbirliği