Yeni Punk Prenses: Dilara Fındıkoğlu
Özgün kadınlara bayılıyorum. Hele ki başımı nereye çevirsem gördüğüm birbirinin benzeri dolgulu yüzler ve aynı cümleleri sarf eden tiplerden sonra... Hayatı, bedeni, ruhu sorgulayan, kendi dilini yaratabilen böyleleri olduğunu bilmek iyi geliyor 🥰⭐
"Dua Lipa’dan Cate Blanchett’e ve tüm ‘it girl’lerin favori tasarımcısı
@dilarafindikoglu nun -Londra’dan çıkan yeni jenerasyon punk tasarımcı- kadınlara ses vermeye çalıştığı koleksiyonları sertlik ve yumuşaklık arasında köprü kuruyor.
Tanıdığımız hemen bütün moda tasarımcılarının eğitimlerini aldığı Central Saint Martins’de mezuniyet defilesine katılmasına izin verilmediği yıl -ki bu durum çoğu öğrenciyi yıkardı- o bir gerilla defile düzenledi. Mezunlar listesine alınmayan bir genç o gece kendi sistemini yarattı. O andan itibaren, moda dünyasıyla arasında hep aynı ilişki olacaktı: İçeriden ama karşısında, sisteme ait ama sistemi altüst eden bir şekilde!
Dilara’nın tasarımlarına bakmak, kadın bedenine tarih boyunca yıkılan baskıları yeniden okumak gibi. Viktorya dönemi korselerinden 1950’lerin fetiş dergilerine, 90’lar Londra kulüp kültüründen Osmanlı el işçiliğine kadar uzanan bir hafıza kolajı... Hepsi onun atölyesinde yeniden doğuyor, parçalanıyor ve birbirine karışıyor. Korse, zincir, tül, deri, saten… Bunlar onun markasını anlatan DNA’yı bir araya getiren parçalar. Ama asıl dilini kuran, bu malzemelerin nasıl anlatıldığı. Kadını pasif bir nesne olmaktan çıkarıyor, hikâyenin öznesi haline getiriyor. ‘Kutsal’ sayılan imgeleri dünyevi bir cürete büründürüyor."
Böyle anlatıyor onu sevgili yazarımız
@aykun_ #HillsiderMagazine106 kış sayımızda.
Derginin linki profilde. Okumaya değer 🙌🎇
#DilaraFındıkoğlu
#fashion
@hillsidernow
#FeelingGood
#h106