Mart ayının başında Londra’ya sergi açmak için geldim… ama açık konuşayım, bu sürecin en büyük gerçeği sanattan çok önce kur farkı oldu. O yüzden bu seyahatte elimdeki tüm imkanları sonuna kadar kullanmaya karar verdim. Konaklamadan müzelere, galerilerden yemeklere kadar birçok yere tek tek mailler attım; sosyal medyada içerik üretmek ve deneyimimi paylaşmak karşılığında işbirlikleri kurmaya çalıştım. Ve dürüst olayım… gelen olumlu dönüşler beni gerçekten çok mutlu etti. 🖤✨
Bu süreçte Londra’nın tam kalbinde ücretsiz konaklama teklifleri bile aldım ama benim için önemli olan sadece “lüks” değildi. Daha samimi bir ortam, daha yaratıcı bir enerji ve sergi alanına yakınlık çok daha değerliydi. Bu yüzden yolum
@wombatshostels ile kesişti. Orada geçirdiğim zaman, tanıştığım insanlar, şehrin içinde ama yine de rahat hissettiren o atmosfer bu seyahatin en güzel parçalarından biri oldu. 🛏️🌍
Sanatı sadece üretmek değil, yaşamak da istiyordum. O yüzden şehri gezerken görmek istediğim yerlere de ulaşmaya çalıştım.
@mocomuseum içinde çağdaş sanatla yeniden heyecanlandım; eserlerin yanında bazen izleyici, bazen öğrenci, bazen de sadece hayran biri gibi dolaştım. Ardından
@maddoxgallery tarafında çok ilham verici bir gün geçirdim. Orada tanıştığım
@fifi_lovett ve işlerini uzun süredir ilgiyle takip ettiğim
@char.lotteroseart ile aynı ortamda bulunmak benim için gerçekten çok özeldi. Böyle anlarda insan şunu hissediyor: hayran olduğun dünyalar bazen sandığından daha yakın olabiliyor. 🎨🥹
Sonra benim günüm geldi.
@nidra_art ile Londra’daki sergimizi gerçekleştirdik. Açılış, sohbetler, yeni insanlar, yeni bağlantılar… aylarca kafamda kurduğum şeyin gerçek hayatta karşılığını görmek tarif etmesi zor bir histi. Sergi günü geçti ama o heyecan uzun süre üstümden inmedi. Çünkü bazen bir şehir sana sadece gezilecek yerler değil, yeni ihtimaller de veriyor. 🖼️🚀
devamı yorumlarda….