16–17 yaşlarındayım…
Babamdan gizli gizli sahnelere çıkıyorum. Çünkü,piyasada çalışmamı istemezdi. Bir Türk müziği orkestrasındayım ama hangi soliste çaldığımızı bile hatırlamıyorum.
O gün orkestradaki bir kemancı ağabeyimin söylediği birkaç söz moralimi çok bozmuştu. İçime kapandım… Otele gidip akşam sahneye bile çıkmamayı düşündüm.
Tam o anda, orkestranın maestrosu, sevgili ağabeyim Umut Hoşgör geldi.
“Boş ver,” dedi, Ve çok motive edici şeyler söyleyip “gel bir müzik yazalım. Bu bizim hatıramız bir hatıramız olsun.”dedi.
O zamanlar kemanımın akordu Sol–Re–La–Re idi.(Türk müziği akordu denir)
Bana dönüp şunu söyledi:
“Evrensel müzik yapmak, uluslararası bir sanatçı olmak istiyorsan bu akordu kullanmalısın.”
Ve o gün kemanımın akordu değiştirdi:
Sol–Re–La–Mi.
Sonra birlikte küçük bir etüt yazdık.
Yıllar geçti…
Bugün yine bir araya geldik. Kahvelerimizi içerken bu anıyı hatırladık.
Ve dedik ki:
“Hadi, o günü yeniden yaşayalım.”
Bu video… o günün hatırası. 🎻
@umuthosgor