Anton Çehov’un Martı isimli oyunundaki duygusal atmosferden ilham alan bu pasaj; insanın kendi hayatına yabancılaşmasını, geç kalmışlık hissini ve bütün hayal kırıklıklarına rağmen içinde taşıdığı umudu anlatıyor.
Bir gün gerçekten yaşamaya başlayacağını düşünen, ama hayatın o bekleyiş sırasında akıp gittiğini fark eden birinin iç sesi…