@pulserayayinevi ‘nin yayıncısı olduğu “Annem Doğduğunda” kitabının çizeri @rodrigomattioli_ ile İstanbul’da neşeli bir günden kalan anılar 🎨✨
Öğrendiği ilk Türkçe kelime “Kitap” 📚
Birlikte içilen bir kahvenin 40 yıl hatırı olduğunu anlatıp yeniden buluşmak üzere anlaştık.
İyi ki geldin Rodrigo, iyi ki seni yakından tanıdık.
Bir sonraki sefere kitabımızın yazarı, eşin Veronica ve kızlarınızla bekliyoruz.
Bu güzel güne eşlik ettiniz kızlar, teşekkürler 🤍
@missbella80@tubabelbagi 🎈
Memories from a joyful day in Istanbul with @rodrigomattioli_ , the illustrator of “When My Mother Was Born,” published by @pulserayayinevi 🎨✨
The first Turkish word he learned: “Kitap” (Book) 📚
We told him about the Turkish saying that a shared cup of coffee is remembered for 40 years, and promised to meet again soon.
So happy you came, Rodrigo. We’re so glad we had the chance to know you better.
Next time, we’ll be waiting for you with our author and your wife Veronica and your daughters too.
Thank you girls for accompanying us on this beautiful day 🤍
@missbella80@tubabelbagi 🎈
Minik ellerle toprağa dokunduk, birlikte ürettik, birlikte öğrendik. 🌱
Yusuf Özvatan Anaokulu’nda ilk Tohum Takımı’nı kurduk ve çok güzel anılar biriktirdik. 🎈🌱
“Çocuk Kitaplarının İyileştirici Yönü” konusu ile yayındayız🎤
Çocuğun Dünyasına Eşlik Edenler’de
Sevgili @meraklipsikolog ile birlikteyiz.
Bize eşlik etmek isterseniz podcast yayında🎈
#çocuğundünyasınaeşlikedenler
Yıldızların arasından bize göz kırpan Güneş, onun etrafında dönen gezegenler, Ay ve yıldızlar
bu resimli kitapta sırayla kendini tanıtıyor; bizi sonsuzluğun kollarına bırakıyor.
Her birinin kendine özgü bir özelliği, anlatacak bambaşka bir hikâyesi var. Haydi birlikte heyecan dolu bu keşif yolculuğuna çıkalım. Samanyolu Galaksisi’nin içindeki bu KOCAMAN aileyi yakından tanıyalım.
Dünyanın bir yerinde, bir çocuk, bir kitap açtı.
Gökkuşağının renklerini tek tek saydı.
Flamingonun tek ayak üstünde nasıl uyuduğunu merak etti.
Tavus kuşuna sordu: “Tüm o renkleri nereye saklıyorsun?”
Telaşlı ayakları, salyangozun yanında yavaşladı.
Gözleri kapandı.
Çocuk uykuya daldı…
Ve hiçbir şey olmadı.
Anne Olmak…
Dünyaya bir insan getiriyorsun.
O insan büyüyor, sonra sana bakıyor ve diyor ki:
“Sen beni anlayamıyorsun.”
Haklı. Sen onun beslenmesi, uykusu, psikolojisi diye uykularını kaçırırken…
O sosyal medya, oyun, arkadaş derdinde.
Nerede sağlıksız gıda var, onun peşinde.
Buna annelik deniyor.
Farklılıklara saygıyı sonuna kadar yaşamak sanatı.
Seni anlamayacak, suçlayacak, kızacak.
Ve sen yine de kapıyı açık bırakacaksın.
Nesil farkı denen şey aslında şu:
Sen onun için endişelenirken o kendi dünyasında büyüyor.
Sen bunu fark ettiğinde o zaten gitmiş oluyor.
Anneler günü geldiğinde olanları izle.
Baba: “Hediye aldım, görev tamamlandı.”
Çocuk: “Benim sayemde annesin, asıl sen bana hediye almalısın.”
Anne: Gülümseyip çay koyuyor. Çünkü yıllar içinde beklentilerini sessizce rafa kaldırdı.
Kutlamaya değer bir şey var ama…
Evlat edinen, yetim büyüten, doğurmadığına ebeveynlik yapan kim varsa onlara sarılın.
Tüm çiçekler bugün onlara.🌸
@kalptenbaba@herkeskadaranne
Sizinle çoğalsın gerçek ebeveynlik🤍🫂
Annem doğduğunda…
İnternet de yoktu cep telefonu da!
Geçmişi bugüne taşımaya, çocukları anne bablarıyla tanıştırmaya hazır olun.
Zaman geçti, her şey değişti…
Ama asıl önemli olan hep aynı kaldı❤️
@rodrigomattioli_
Bir kitap kapanınca biter mi? Bizce hayır!
Her kitabın kendi “Tükenmez Kitap” logosu var.
Pulsera kitapları oyuna girer, etkinliğe koşar, soruları peşinden sürükler — yani tükenmez!
27 kitap, 27 farklı logo.
27 hikaye, 27 tükenmez macera…
Sen hangisini seçerdin? Yorumlara yaz! 🎈
Kanatları varken uçmayı unutan kuşlar… 🪶
Daha hızlı, daha fazlası, daha ileri derken —
Özlerini, özgürlüklerini, uçmayı unuttular.
Bu sana tanıdık geliyorsa, yalnız değilsin.
Sen, sana seni unutturacak nelerden vazgeçtin acaba?
#kuşlaruçmayıunuttuğunda @bulutsuyayinlari
Bazen bir nesneye yüklediğimiz anlam, onun fiziksel varlığından çok daha büyüktür. Küçük bir kız çocuğu için en sevdiği fırfırlı çoraplarına veda etmek, sadece bir eşyadan ayrılmak değil; bir parçanı geride bırakmak gibidir.
Hey Onlar Benim!, Pulsera Yayınları’ndan çıkan, kaybın aslında nasıl bir “dönüşüm” ve “empati” köprüsü olabileceğini anlatan sıcacık bir hikâye. Boni Boncuk’un o çok sevdiği çorapları artık ayağında değil, bir sincap ailesinin sıcacık yuvası... 🧶🐿️
Bu kitapta bizi çeken en zarif nokta; öfkenin, merakın ve sonunda gelen o büyük farkındalığın işleniş biçimi. Sahip olma arzusu ile paylaşmanın huzuru arasındaki o ince çizgi, çocuk kalbinde dev bir sevgiye dönüşüyor.
Annesinin endişesi ile kızının doğadaki keşfinin kesiştiği o anlar, bize “vazgeçmenin” aslında başka bir hayatın başlangıcı olabileceğini fısıldıyor. ✨
Eğitici, duygusal ve görsel bir şölen sunan bu eseri mutlaka kitaplığınıza eklemelisiniz.
✍️ Yazar ve Resimleyen: Zeynep Bihter Yıldız
📖 Genel Yayın Yönetmeni: M. Sacide Ak
📝 Editör: Sümeyye Sevim Ahi
🎨 Grafik Tasarım: Didem Fidan
📚 Yayınevi: Pulsera
Bu zarif yolculuğu bizimle buluşturan tüm ekibe ve @pulserayayinevi bu değerli iş birliği için çok teşekkür ederim. Kalplere dokunan nice hikâyelere... 🤍
#HeyOnlarBenim #PulseraYayınları
#ÇocukEdebiyatıAnaliz #SosyalDuygusalGelişim
👗✨ Bazen bir yırtık, sadece bir yırtık değildir…
Ayşe’nin vitrindeki renkli dünyaya bakarken elindeki eski elbisesiyle kurduğu bağ, aslında çok daha derin bir hikâyeye açılıyor.
Yama, az olanın değerini, hatıraların izini ve onarmanın iyileştirici gücünü anlatan sıcacık bir hikâye. ✨🪡
Ayşe Ayaz’ın kaleminden çıkan bu hikâye, sade bir elbise üzerinden aslında çok daha derin bir duyguyu anlatıyor.
Seda Mitt’in çizimleri ise bu hikâyeyi sadece tamamlamıyor bazı sayfalarda gerçekten kalbinizi orada bırakıyorsunuz. 💗✨
Renklerin sadeliği, duygunun sessizliği ve detayların gücü kitabı görsel olarak da çok etkileyici bir yere taşıyor.
Eski bir elbise üzerinden başlayan bu yolculuk, bize şunu hatırlatıyor:
Bazen yenisini almak değil, elimizdekine yeniden bakmak değiştirir her şeyi.
Çünkü bazı yamalar sadece kumaşı değil hikâyeleri de bir arada tutar.
Her şeyin çok olduğu bir dünyada, geriye kalan küçücük bir parça bile en büyük değeri taşır bazen. 🧵🪡👗✨
Uzun zamanların en tatlı hediyesi… 🤍
Bu fincandaki kuş ötüyor… 🫠
İnsan bakınca gülümsüyor.
Gerçek zenginlik bu olsa gerek…
Sevgiyle emek verdiğin bir şeyin,
başka evlerde mutluluğa dönüşmesi.
Senin el emeğin, göz nurun…
başka yüzlerde bir tebessüm olması.
“Sen seversin diye…” cümlesini kuran dostlar.
“Bunu görünce aklıma sen geldin” diyen arkadaşlar…
Kapını ansızın çalanlar,
senin de çekinmeden kapısını çalabildiklerin…
Emanet edebileceğin kalpler…
Neyi mi?
Kalbini, evladını, evini, işini, misafirini…
Gözün arkada kalmadan bırakabildiğin insanlar.
Öyle işte…
Bize ait olmayan,
bir gün ansızın bırakıp gideceğimiz
bir dünya dolusu mal, mülk, makamın yanında…
Seninle kalan,
içinde yaşayan,
hiç eksilmeyen şeyler var:
İnsanlar.
Belki de bu yüzden
bu dünyada en çok
dost biriktirmeli insan…
@fangoceramic bu yazının ilham kaynağı oldunuz teşekkürler.
Bayıldımmm fincana🥹
İlk defa sesli fincanım oldu🤭