İnternet sitemiz ve X hesabımızın ardından, @kaosgl Instagram hesabımız da Türkiye'den erişime engellendi. Erişim engeli kararına karşı hukuki mücadelemiz sürüyor.
Yeni Instagram hesabımı @kaosglhaber üzerinden yayına devam ediyoruz. Takibe almayı unutmayın!
T24 muhabiri Can Öztürk hakkında, onarım/dönüşüm terapilerinde taciz ve istismar iddialarını konu alan haberi nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla soruşturma açıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Kamuoyunda “sansür yasası” olarak bilinen bu düzenleme, bir kez daha basın özgürlüğünü ve ifade hakkını hedef almıştır.
Bu soruşturma, basın özgürlüğüne ve toplumun haber alma hakkına yönelik açık bir saldırıdır. Dahası, LGBTİ+’ların yaşadığı hak ihlallerini görünür kılan gazeteciliği kriminalize etmeye dönük bir girişimdir. Aynı yasa maddesi gerekçe gösterilerek tutuklu yargılanan Enes Hocaoğulları örneği, bu düzenlemenin nasıl bir baskı aracına dönüştüğünü açıkça göstermektedir.
Habere konu olan “onarım” ya da “dönüştürme” adı verilen uygulamalar, uluslararası insan hakları normlarına göre işkence ve kötü muameledir. Bilimsel geçerliliği olmayan bu uygulamalar, LGBTİ+’ların varoluşunu hedef almakta ve telafisi güç travmalara yol açmaktadır. Bu nedenle, Can Öztürk’ün bu konuyu haberleştirmesi yalnızca gazetecilik faaliyeti değil, aynı zamanda LGBTİ+’ların hak mücadelesine katkıdır.
Kaos GL Derneği olarak:
Can Öztürk’ün yanındayız.
Haberi nedeniyle açılan soruşturmanın derhal düşürülmesini talep ediyoruz.
Sansür yasasının LGBTİ+’ların görünürlüğünü ve basın özgürlüğünü hedef almasına karşı sesimizi yükseltiyoruz.
Onarım/dönüşüm terapilerinin işkence olarak tanınması ve yasaklanması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
Gazetecilerin susturulmasına, LGBTİ+’ların varoluşunun kriminalize edilmesine izin vermeyeceğiz. Can Öztürk yalnız değildir!
Kaos GL Derneği
İzmir’de ve İstanbul’da trans kadınların evlerine baskın yapıldı, evleri mühürlendi. Antalya Muratpaşa’da yaşayan Nida Nazlıer, evinde boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Sanatçı Çağla Akalın’ın programı hedef göstermelerin ardından iptal edildi. Temmuz’da translara ne yaşam, ne barınma ne de çalışma hakkı tanındı.
CİMER’in anketi LGBTİ+’lara şiddeti meşrulaştırdı. Hacettepe’nin Kuir Araştırma Topluluğu ikinci kez kapatıldı.
Cumhurbaşkanlığı’nın hedefinde LGBTİ+’lar vardı. Atatürk Üniversitesi’nde LGBTİ+ karşıtı çalıştay düzenlendi. LGBTİ+ haklarına destek veren sanatçılar ise yandaş medyanın hedefindeydi.
Yeldeğirmeni’nde basın açıklaması yapmayan isteyen LGBTİ+’lar üç yıl sonra haklarında açılan davadan beraat etti. LGBTİ+ bayrağı taşımak Gezi Anması’nda dava gerekçesi olarak gösterildi.
✍️Defne Güzel'in hazırladığı raporun tamamı Kaosgl1.org'ta
Yıldız Tar’ın 2021’de Gazete Duvar’da yayımlanan yazı dizisini, Gazete Duvar’ın yayın hayatına son vermesi üzerine KaosGL1.org’ta yayınlıyoruz.
LGBTİ+’ların üstüne çöken gölge başlıklı dizisinin ikinci yazısında AKP’ye rağmen LGBTİ+ örgütlenmesini hatırlıyoruz:
AB uyum süreci yasalarıyla dernek kurmanın kolaylaşması, birçok toplumsal ve siyasal hareketi dernekler yoluyla örgütlenmeye yönlendirir. Kaos GL de 2005’te tüzüğünü hazırlar ve dernek olarak kaydolur. Ankara Valiliği, Kaos GL tüzel kişilik kazanır kazanmaz kapatılması için harekete geçer, suç duyurusunda bulunur. Ancak bu yasakçı girişim savcılıktan döner. 2006’da Lambdaistanbul dernekleşir. İstanbul Valiliği de Ankara’nın izinden gider. Ancak bu sefer suç duyurusu savcılıktan dönmez ve dava açılır. Hareket, uzun yıllar boyunca Lambdaistanbul’un kapatılmaması için mücadele etmek zorunda kalır. Her iki valiliğin de gerekçesi aynıdır: Genel ahlak. Dernekler kanunu değişse de “genel ahlak” maddesi LGBTİ+’ların üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanmaktadır.
Aynı yıllarda Ankara’da 90’ların Ülker Sokak ruhu dirilmektedir. Nisan 2006’da Eryaman’da trans kadınlara sistematik şiddet başlar. Lambdaistanbul’un “Ülker Sokak’ta travesti ve transeksüellere dönük yapılan sistemli saldırıların 10. yıldönümünde şiddeti çözüm görenlerin faaliyetleri devam ediyor” diyerek duyurduğu saldırılar Esat’a da sıçrar. Saldırılara karşı Ankara’da Türkiye’nin ilk trans öz örgütü Pembe Hayat kurulur. Basın açıklamaları, eylemler, suç duyuruları ile geçen süreçte hareket ısrarla saldırganların nasıl bu kadar pervasız olabildiğini sormaktadır. İktidar ise “Aradığınız iktidara şu an ulaşılamamaktadır” tadında kafasını kuma gömmekle meşguldür. Saldırıya uğrayan trans kadınlar, olayların arkasında çetelerin ve sağ bir partinin olduğunu söyler. Bütün bu çabaların ardından seneler sürecek dava başlar.
Yazının tamamı KaosGL1.org'ta
On August 17, DEM Party Women’s Assembly and HDK Women’s Assembly met with LGBTI+ activists in Istanbul. The meeting was attended by HDK Co-Spokesperson Meral Danış Beştaş, DEM Party Women’s Assembly Spokesperson Halide Türkoğlu, MPs Özgül Saki and Kezban Konukçu, as well as members of the Women’s Coordination.
At the meeting held under the slogan “Together in Building the Peace and Democratic Society Process,” participants discussed the challenges of living in a patriarchal society, discrimination fueled by gendered codes, heterosexism, and homophobia. They explored ways to strengthen the collective struggle against these attacks. It was emphasized that expanding multiple areas of struggle plays a critical role in the socialization of peace.
The full story is on KaosGL1.org
T24 muhabiri Can Öztürk'e “Dönüştürme seansı'nda taciz ve istismar iddiası; çocuklar suçladı, Prof. Dr. Ahmet Akın reddetti: Bu çocuklar raydan çıkmış!” başlıklı haberi nedeniyle hakkında taciz iddiaları bulunan Prof. Dr. Ahmet Akın’ın şikayeti üzerine 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak ve iftira' suçlarından soruşturma başlatıldı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube tarafından ifadesi alınmak üzere çağrılan Can Öztürk’ün hafta içinde MLSA Hukuk Birimi ile birlikte ifade vereceği bildirildi.
Haberde Prof. Dr. Ahmet Akın’ın LGBTİ+ kimliklere sahip çocuklara yönelik ‘onarım-dönüşüm’ terapisi adı verilen görüşmeleri gerçekleştirdiği, bu görüşmelere katılan çocukların Ahmet Akın tarafından tacize uğradığı iddiaları yer alırken, haberde taciz iddiasında bulunan çocuklar ile yapılan röportajlar yer alıyor. Ayrıca haber kapsamında Prof. Dr. Ahmet Akın ile yapılan görüşmede, iddialar hakkında Akın’ın verdiği yanıtlar da yer alıyor.
Ahmet Akın’ın çalıştığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından soruşturma başlatılmış, Üniversite tarafından 5 Mart 2025 tarihinde yapılan açıklama ile Ahmet Akın hakkında haber üzerine soruşturma başlatıldığı, bu süreçte Bölüm Başkanlığı bölümünden uzaklaştırıldığı duyurulmuştu.
DEM Parti’nin “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”na önerdiği isimler arasında yer alan KaosGL.org Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, İlke TV canlı yayına katılarak komisyon çalışmalarını değerlendirdi.
Yayının tamamına İlke TV'nin X ve Youtube hesaplarından ulaşabilirsiniz.
💌 Enes’le dayanışmak, sohbetini paylaşmak, yazısını ya da çizimini göndermek isteyen herkese çağrıdır
Enes için olan mektuplarınızı [email protected] adresine gönderebilirsiniz ✨
Not: Şakanı, güzeli, ironik olanı da eklemeyi ihmal etme 💫
LGBTİ+ ve kadın rahipleri destekleyen bir kuruluş olan We Are Church International temsilcileri, Papa 14. Leo ile bir araya gelecek. Vatikan, grubun temsilcilerinin “Papa 14. Leo ile bir araya geleceklerini ve Kutsal Yıl kutlamaları kapsamında Kutsal Kapı’dan geçeceklerini” paylaştı. We Are Church International, PinkNews’e; 24-26 Ekim 2025 tarihlerinde düzenlenecek Jübile’de “katılımcı kuruluş” olarak yer alacaklarını doğruladı.
1996 yılında Roma’da kurulan We Are Church International, ulusal kilise reform gruplarından oluşan küresel bir koalisyon olarak günümüze geldi. Grubun başkanı Colm Holmes, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Bu yıl kuruluşumuzun 30. yılını kutluyoruz. İkinci Vatikan Konsili ve oradan geliştirilen teolojik ruh temelinde Katolik Kilisesi’nin yenilenmesine kararlıyız.”
Grubun belirlediği hedefler arasında; kadınlar, LGBTİ+’lar ve evli kişiler için eşitlik ilkesi de yer alıyor. We Are Church International temsilcileri, Ekim ayında Papa ile konuşma fırsatına sahip olacak.
Haberin tamamı KaosGL1.org'ta
Toplumsal olaylar, kamuoyu ve demografik eğilimler hakkında bilgi sağlayan ABD merkezli Pew Research Center’ın araştırmasına göre; 50 yaş altındaki LGBTİ+’lar, ABD’de eşcinsel evliliğin yasal hale getirilmesinden önceki döneme kıyasla evlenmek için daha istekli.
Ağustos ayının başında ABD’de yayınlanan araştırmaya göre, LGBTİ+ yetişkinlerin yüzde 59’u evlenmek istediklerini belirtti. Bir önceki araştırma ile karşılaştırıldığında, 2013 yılında aynı soruya bu yanıtı verenlerin oranı yüzde 28’di.
Genel olarak, LGBTİ+’ların yalnızca yüzde 12’si evlenmenin kendileri için uygun olmadığını söylerken, yüzde 28’i ise emin olmadığını belirtti.
Haberin tamamı KaosGL1.org'ta
Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, özellikle LGBTİ+ ve yabancı mahpusların bulunduğu Sincan 4 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na kıyafet ve kargo teslimine yönelik kısıtlayıcı uygulamaları sorgulayan bir bilgi edinme başvurusu yaptı.
PembeHayat.org’ta yer alan habere göre; dernek adına Av. Nergiz Görnaz tarafından yapılan başvuruda, Sincan 4 No’lu Cezaevi’nden 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında şu sorulara yanıt talep edildi:
-Kurumda bulunan mahpuslara kıyafet ve benzeri ihtiyaçları için gönderilen kargoların “Ankara ili içerisinden” gönderilmesi durumunda kabul edilmediği bilgisi doğru mudur? Doğru ise bu uygulama hangi karar veya mevzuata dayanılarak yapılmaktadır?
-Kurumda bulunan mahpuslara dışarıdan kıyafet teslim edilirken, kıyafetlerin sıfır/yeni alınmış olması gerektiği bilgisi doğru mudur? Doğru ise bu uygulama hangi karar veya mevzuata dayanılarak yapılmaktadır?
-Kurumda bulunan mahpuslara kargo / kıyafet teslimi ve gönderimi konularında başka ne tür kısıtlamalar bulunmaktadır? Kısıtlamalara dair uygulamalar hangi karar veya mevzuatlara dayanılarak yapılmaktadır?
Haberin tamamı KaosGL1.org'ta
DEM Parti Kadın Meclisi ve HDK Kadın Meclisi, 17 Ağustos’ta İstanbul’da LGBTİ+ aktivistleriyle buluştu. Toplantıya HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, milletvekilleri Özgül Saki ve Kezban Konukçu ile Kadın Koordinasyonu üyeleri katıldı.
“Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin İnşasında Birlikteyiz” şiarıyla düzenlenen buluşmada, ataerkil toplumda yaşamanın zorlukları, cinsiyetçi kodların beslediği ayrımcılık, heteroseksizm ve homofobi tartışıldı. Katılımcılar, bu saldırılara karşı ortak mücadeleyi yükseltmenin yollarını değerlendirdi. Çoklu mücadele alanlarını büyütmenin, barışın toplumsallaşması açısından kritik bir rol oynadığı vurgulandı.
Toplantıda ayrıca, “aile yılı” adı altında kadınların ve LGBTİ+’ların hedef alınması ve savaş süreçlerinde LGBTİ+’ların içine itildiği şiddet sarmalı gündeme getirildi. Bu saldırılar karşısında eşitlik, özgürlük ve adalet talebinin hayati önemde olduğu ifade edildi.
Kadın Meclisi, barış ve demokratik toplum çağrısının ortak mücadele hattını büyütmek için önemli bir zemin sunduğunu belirtti. Toplumsal değişim ve dönüşümün öznesi olan toplumsal hareketlerin rolünü güçlendiren bir siyasetin örülmesi gerektiğinin altı çizildi.