Goodbye April 🌷grateful for your kindness🙏🏻
Come queen of months in company
Wi all thy merry minstrelsy
The restless cuckoo absent long
And twittering swallows chimney song …🌞 #LastDayofApril #GoodbyeApril #AmazingApril #welcomemay🌸 #KahkahaÇiçeği
Yaşasın defalarca düşse de gülümseyerek ayağa kalkanlar, gönlünü de ömrünü de aşka adayanlar, bütün hikayeleri kuran şifacı anneler... #AnnemizAşktır @dogan_kitap #şimdiönsatışta #haftasonu #tüm #kitapçılarda
Bu Sivas’a ilk gelişim. 5000 senelik bu kadim şehir, temizliği ve düzeni ile beni çok şaşırttı. Havasi, suyu bana pek iyi geldi. @cumunivkurumsal ile @sivasvaliligi el ele verip müthiş bir sinema festivali hazırlamis. @sivasfilmfestivali henüz 3. kez düzenleniyor olmasına rağmen dopdolu bir programla devam ediyor. Güzel yemekler, konserler, filmler ve sohbetlerle buluştuk. Seyircinin festivali coşkuyla sahiplenisini görmek bizi çok mutlu etti. Dilerim en kısa zamanda #SivasSinemaOfisi kurulsun ve ben çalışmak için bu şehre döneyim. Pek dillendirmem ama 5 sene Sivas halk oyunları ekibinde ‘Agirlama’ ve ‘Hoş Bilezik’ oynamış ve hep bir parçami buraya ait hissetmiştim. Bu gece halaya durup eskiyi yad edeceğim #SivastaMayis #SivastaSinemaZamani #yaşasınsinema
Bu fotoğrafta 35 senem var… Sevap ve günahlarim… Her şeye rağmen beni kucaklayanlarım… ikinci fotoğrafta da çocukluk arkadaşlarım… Zengin bir kadınım! Her şey bittiğinde, biliyorum birileri kalacak, masayı toplamak için geride… #aşkiçin #ocfforever
Emine Sevgi Özdamar, kelimeleri hasta olunca Berlin’e gitmiş. Kelimelerini sanatoryuma götürüp diriltmek istemiş. Çünki darağacına asilan fidanların ardından yaşanan korkunç günlerde O da yakalanmış ve 3 hafta kalmış içerde. Sorgulayan polise agzinin payını vermişse de korkmuş.”Bunlar hepimizi gebertip ülkeyi öldürecek” diye düşünmüş. Sonra tiyatroya sarılmış simsiki. Zamani durdurmak belki gerçek hayatta mümkün değil ama sahnede sihir var. Sahnede her şey mümkün. Her gece oynamış, gel zaman git zaman kendi yazdıklarını oynamak istemiş. Yazdıklarının roman olduğunu anladığı an ise pek büyülü... Mesleğin ne diye sorduklarında ‘kelime toplayıcısıyım’ dermiş. Almanca’da öyle hikayeler yazdı ki, @y_a_c_l_o deyimiyle “Alman diline Türkçe sözcükler sızdırmayı başardı” Onun Berlin’inde sendikacılar, sanatçılar, meyhaneler ve neşe var. “Taştan değil Berlin duvarı, zamandan” Belki de bu yüzden bugünden bakıp 68 gençliğine özeniyoruz. Aralarındaki sarsılmaz dostluğa, tek amaçlarının ilerlemek ve gelişmek olmasina imreniyoruz. @tutundeposu #askmarkveölüm sergisi açılışında Özdamar ile iki çift laf edebildim. Kendi anne babasından söz edip benimkilere selam söyledi. #Brecht tutkusu sayesinde Almanca’ya nasıl bağlandigini anlattı. Sihrinden dinleyicilere de bulaştırdı. Bu arada 4-5 Haziran’da bir sempozyumla doğumgünü kutlanacak ve @duygudaly ve @nihalnoraluca Özdamar’in eserlerinden yola çıkarak bir performans sergileyecek. Tüm planları iptal edip seyretmeye değer. Peri Kizi bizi de öper belki, 180 kere olmasa da bir ufak buse yetmez mi bize? #eminesevgiözdamar #tütündeposu #askmarkveölüm
<Agora> Bizi birleştiren ayırandan fazla.
Amenábar'ın filmi türümüzün gelişmesindeki en büyük engelin ‘açgözlülük’ olduğunu söylüyor. Carl Sagan’ın kitaplarını okuyup yıldızları düşünürken; antik dünya bilgeliğinin son temsilcisi, filozof Hypatia’nın filmini yapmaya karar vermiş yönetmen. 🔦
2009 yapımı bu İspanyol filminin değeri, totaliter rejimler yükseldikçe daha da artıyor. İskenderiye şehrinin düşüşüne ve bin yıl sürecek Ortaçağ karanlığının hüküm sürmeye başlamasına neden olan bir dönemi anlatıyor. 🌾
Filmin karakterleri bilim, felsefe dersleri alan ve yıllar içinde yaşamın farklı yollara savurduğu politikacı, din insanı, anarşist ve filozofa dönüşenler. Pek çok çatışma yaşıyorlar bu yolculukta. Hristiyan-pagan, kadın-erkek, köle-efendi, din-bilim karşıtlığının sonuçlarını seyrediyoruz aslen. ⏰ Her iktidar değişiminde umutla, yeni gelen “iyilik ve şifa getirsin” diye bekliyoruz. Oysa filmin Roma valisi Orestes’in dediği gibi “Değişeceğimize inanacak kadar safmışım.”
Muhtemelen yapay zekanın gelişimiyle dilde yaşanacak büyük dönüşüm türümüzü yeni bir yol ayrımına götürecek ve götürüyor. İnsana dair pek çok şey yeniden tanımlanacak ve vasıfsız kalanın köleliği görünür hale gelecek. 😰 Eğer şayet film haklı çıkarsa, gücün yozlaştırdığı insanlar diğerleri üzerinde manipülasyon ve algı oyunları ile bilimi, aşkı ve sanatı yok etmeye devam edecek.
“Bir kadını dinlemek hangi kutsal kitapta yazar!” diye taşlanarak katledilen Hypatia, sağduyuyu ve kainatın gücünü temsil edecek. Ömrü boyunca çalışsa da, gezegenimize ve güneşe dair keşfettiği ‘basit gerçekler’ önemsiz sayılacak. Din ya da hakim ideoloji ne derse sorgusuz inanıp kardeşini katletmeye hazır olan zayıf bir tür işte bizimki. Oysa yaşam hakkına saygı, küçük ve yaşlı gezegenimizde vardığımızın sürekliliğini sağlayacak tek şey. ⛅️
✍️ Feride Çetin (@feridecetinki )
Agora (Alejandro Amenábar, İspanya, 2009)
#SoQueer #SoFeminist
Bugün babamın doğumgünü! Annem ve babamla 20 sene boyunca ters düştüm. Hala birçok konuda hemfikir değiliz. Böylesine güzel ve çalışkan olup ‘sessiz sedasız’ köşede yaşamalarını anlamsız buldum. Daha gösterişli bir yaşamı hakettiklerini ve toprağa kendilerini adamalarının erken olduğunu sanıyordum. Yanılmışım. İlk 40 senem bol yanılgı ve hatayla geçti neyse ki… Sanırım planlanmayan bir bebek olduğum için hep kendimi onlara kanıtlamaya çalıştım. Eşimi kaybettikten sonra kendimi kimseye, hatta kendime dahi kanıtlamama lüzum olmadığını farkettim. Babamın niye mükemmeliyetçi olduğuna ‘Kahkaha Çiçeği’ metninde ucundan değiniyorum. Babadedem Bulgaristan’da Türklük propagandası yapıp 8 sene işsiz bırakıldıktan sonra sürgün yiyince, yaşamları mahvolmuş. Babamın çizgisini belirleyen motivasyon ebeveynine benzememe isteği… Ben de 40’ıma dek öyleydim. Murat’ı kaybedince ne kadar kaçsak da anne babamıza benzediğimizi kabul ettim. Yaptığım her işi alnımın teriyle yapışımın, pes etmeyişimin, mutluluğu ve bereketi dostlarımla paylaşmayı sevişimin, kütüphanelere tutkun oluşumun, yurt sevgimin kaynağı hep babam… Elbette dinmeyen öfkemin, patriyarkaya karşı mücadelemin kaynağı da babam… Kadınları sevmeyi geç öğrendi O. Babam babaannemle anlaşamazdı. Hep düşünüyorum, acaba annesini sevseydi kızlarıyla ilişkisi bambaşka olur muydu? Neyse ki torunları oldu ve onları sonsuz sevmeyi deneyimledi. Bana araba kullanmayı dik bir yokuşta öğretmiş, küçük yaşta elektrik kablosu döşemeyi anlatmış, kitapçıda çalışırken biriktirdiğim parayı değerlendirmeyi göstermişti. Hep en zoruyla başa çıkmayı öğretti bana babam. O’nu zor bir yaşam karşılamış. Oysa şans perileri benim hep elimden tuttu. En zor zamanlarda güzel kapılar açıldı yaşamımda. Ben de kızıma akışa güvenmeyi öğretiyorum. Harika bir dede olduğu ve kızıma Murat’ın yokluğunu hissettirmediği için babama minnettarım. Bana ikinci şansların var olduğunu hatırlatıyor. Ben de süper bir anne olamasam da yeterli bir anneanne olma şansına hala sahibim. Öyle değil mi? #İyikiDoğdunBaba #SüperDede #KahkahaÇiçeği #AkışaGüven #UranüsGittiYaşasınYeniGelen
Kısa filmler ve belgeseller umut vermeye devam ediyor. @fbuulusalkisafilmfestivali 2. kez, göz alıcı bir seçkiyi seyirciyle buluşturuyor. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’den tanıdığım kıymetli öğretmenim Prof. Dr. Neşe Kars hanımefendi sayesinde ben de bu heyecana tanık olacağım. 5 ve 7 Mayıs tarihlerinde sinemada eski-yeni üretim olanaklarını araştırmaya, genç sinemayla tanışmaya hevesliyim. Festivalin kurmaca bölümünde yarışan öyle güzel filmler seyrettim ki, ne derlerse desinler, harika çocuklar geliyor. Ruhları yarında ve başları dimdik. Dilerim yolları açık olsun, sinema serüvenlerini heyecanla takip etmeye devam edeceğim. #FenerbahçeUlusalKısaFilmFestivali
Bugün @bgst_tiyatro oyunu #Federico seyrettik. Oyuncular birer kukla, seyirciler kukla, ipler kimin elinde? İlericilerle gericilerin, kralcılarla cumhuriyetçilerin mücadelesine tanık olduk. Oyunu @peramuzesi nde seyretmek ilginç bir deneyimdi. Federico’nun doğduğu andan beri özel bir ruh olduğunu gördük. #AyselYıldırım oynarken tuhaf bir sihir yaratıyor. Sanki boyutlar arası yolculuk yapıyor da Federico’nun üzerindeki yaşam sevinci ile kederi harmanlıyor. Hep erken öleceğini hissederek yaşamış Lorca. Yıldırım da Federico’yu bekleyen acı sonu daha ilk anda gözlerindeki bulutlarla verdi. İspanya tarihinin çalkantılı yıllarını, halkın birbirine düşmesini, iç savaşın parçaladığı güzellikleri yakaladık. Granada, Anadolu toprağı ile benzerlikler taşır. Böylesine acı bir tarihi bu kadar komik anlatabilecek başka bir topluluk var mıdır? Beni utandıran birkaç sahneyi anmak isterim… Ünlü İspanyol sanatçılar, Bunuel ve Dali’yle Lorca’nın kalabalık sofralarda buluşup ‘memleketi terkedip terk etmemek’ muhasebesine giriştikleri yer mesela… Hangimiz terk etmeyi düşünmedik ki? @ilkeryasinkeskin tüm oyun boyunca müthiş enerjisiyle ve ufacık detaylara gösterdiği özenle seyirciyi avucunun içinde tutmasını bildi. Henüz 38’inde öldürülmüş, yarım kalmış bu ömür mücadele çağrısı gibi.Her deli akan kan er geç Lorca’yı keşfeder sanırım. Bir tebrik de @uluc.esen için, temas ettiği tekste aydının toplumdaki yerini hatırlatan dokunuşlar eklemeyi unutmuyor. #Federicoyu 6 yaşındaki kızımla seyrettim. Her rolü oynayabileceklerine ve çok iyi oyunlar yazıp yöneteceklerine inandığım @duygudaly ve @ayselooooo nezaketle bize bir anı armağan ettiler. Onların pırıltısı ile üzerimize peri tozu serpilmiş gibi hissettik. Zor zamanlar geçip daha fazla genç kumpanya doğduğunda diyeceğiz ki; “O günlerde Lorca’nın gezici tiyatrosu La Barraca’nın mirasını buraya taşıyan @bgst_tiyatro vardı ve biz hayranlarıydık.
Peki ya sevgi, yok olma süreci değil, sevilen için yeniden doğma süreciyse?
Ya bir annenin sorumluluğu, çocuğuna sevginin özgürleştirdiğini öğretmekse?
Ya anne yavaş yavaş ölmeyi değil, ölene dek çılgınca canlı kalmayı öğreten kişiyse?
Ya bir anne kendini feda etmek yerine keyif almayı seçerse?
“Hayatın sürprizlerine güvenme ve anneliğin yüklerini reddetme hikayesi”
Kahkaha Çiçeği
nehir anlatı
Asmalı Sahne 21 Nisan 20.30
@tiyatrolar