DG Art Gallery & Project

@dgartproject

Local and international contemporary art gallery and art consultancy. •Gallery | Piyalepaşa Polat •Gallery | Bodrum Zai •Consultancy | Teşvikiye
Followers
47.8k
Following
1,477
Account Insight
Score
40.77%
Index
Health Rate
%
Users Ratio
32:1
Weeks posts
Türk çağdaş sanatının önemli isimlerinden Burhan Doğançay (1929–2013), kent yüzeylerini sanatsal bir araştırma alanına dönüştüren pratiğiyle öne çıkar. Ressam ve fotoğrafçı kimliğiyle geliştirdiği üretiminde Doğançay, kent duvarlarını toplumsal ve kültürel hafızanın katmanlı bir arşivi olarak ele alır. Afişler, yırtık yüzeyler ve yazı katmanları üzerinden zamanın izlerini görünür kılar. 1960’lı yıllarla birlikte artan kentleşme ve görsel kültür, sanatçının üretiminde belirleyici bir zemin oluşturur. Bu bağlamda Doğançay, kamusal alanın geçici estetiğini kalıcı bir sanatsal dile dönüştürür. One of the prominent figures of Turkish contemporary art, Burhan Doğançay (1929–2013) is renowned for transforming urban surfaces into a field of artistic investigation. Through a practice shaped by both painting and photography, Doğançay approached city walls as layered archives of social and cultural memory. Using posters, torn surfaces, and layers of writing, he revealed the traces of time embedded within the urban landscape. With the rapid urbanization and rise of visual culture in the 1960s, the city became a defining framework in the artist’s production. In this context, Doğançay transformed the transient aesthetics of public space into a lasting artistic language. #dgartgalleryandprojects #burhandoğançay
1,102 6
4 days ago
Türk çağdaş sanatının önemli isimlerinden Erol Akyavaş (1932–1999), Doğu’nun metafizik dili ile Batı’nın modernist yaklaşımını aynı yüzeyde buluşturan bir sanatçı olarak öne çıkar. Aslen mimar olan Akyavaş, hat, mimari ve sembolizm üzerinden geliştirdiği katmanlı kompozisyonlarla mekan ve inanç üzerine düşünsel bir alan kurmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında şekillenen modernite anlayışı, sanatçının pratiğinde belirleyici bir rol oynamış; Akyavaş, sanatsal üretimini çağdaş sanat ile tasavvuf felsefesinin kesişiminde konumlandırmıştır. Erol Akyavaş (1932–1999), one of the seminal figures of contemporary Turkish art, stands out for his ability to bring together the metaphysical language of the East and the modernist vision of the West on a single surface. Originally an architect, Akyavaş constructs layered compositions through calligraphy, architecture, and symbolism—creating a contemplative space where notions of place and belief intertwine. Shaped by the evolving discourse of modernity in the aftermath of World War II, his practice finds its unique voice at the intersection of contemporary art and Sufi philosophy. In Akyavaş’s work, the visible becomes a threshold to the invisible, inviting the viewer into a deeper, meditative realm. #dgartgalleryandprojects #erolakyavaş
2,182 4
22 days ago
DG Art Gallery & Project olarak, 15 Nisan ön izleme; 16–19 Nisan 2026 genel ziyaret tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonları’nda gerçekleşecek CI Bloom’un 5. edisyonuna katıldığımızı duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yıl LK-18 numaralı standımızda Kadir Akyol, Beste Alperat, Riki Antoni, Tıfak Arslan, Durmuş Bahar, Seçkin Cebeci, Burhan Doğançay, Ali Elmacı, Arik Levy, Taylan Mintaş, Güngör Taner, Erkut Terliksiz ve Albert Willem sanatçılarının eserlerini bir araya getirdiğimiz disiplinlerarası bir seçki sunuyoruz. Tüm sanatseverleri bu özel seçkiyi keşfetmeye davet ediyoruz. We are delighted to announce that DG Art Gallery & Project will be participating in the 5th edition of CI Bloom, taking place at Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center, Rumeli Halls, with a preview on April 15 and open to the public from April 16–19, 2026. At our booth LK-18, we present an interdisciplinary selection bringing together works by Kadir Akyol, Beste Alperat, Riki Antoni, Tıfak Arslan, Durmuş Bahar, Seçkin Cebeci, Burhan Doğançay, Ali Elmacı, Arik Levy, Taylan Mintaş, Güngör Taner, Erkut Terliksiz, and Albert Willem. We warmly invite all art enthusiasts to discover this special selection. #dgartgalleryandprojects
1,158 3
1 month ago
Alfie Caine Midday Sun 2020 Tuval Üzerine Karışık Teknik 100 x 150.8 cm Alfie Caine (1996), mimariyi ve çevresindeki manzaraları özgün bir üslupla sanatsal pratiğinin merkezine alan İngiliz çağdaş sanatçıdır. Yapıtlarında mekanı hem gerçekçi hem duygusal bir tonda ele alan Caine, eserlerini duygusal dışavurum aracı olarak konumlandırır. İngiltere’nin Doğu Sussex bölgesinde yaşayan ve çalışan sanatçı, bu coğrafyanın peyzaj, ışık ve atmosfer özelliklerinden ilham alan kompozisyonlar üretmektedir. Sanatçı, kurguladığı sahnelerde iç ve dış mekan arasındaki sınırı belirsizleştirerek izleyiciye bütüncül bir mekan algısı sunar. Cambridge Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nden mezun olan Caine, mimarlık eğitiminin kazandırdığı mekansal algıyı; ışık, ton ve renk ilişkileriyle birlikte mobilya ve bitki gibi unsurlar kompozisyonlarına dahil ederek kullanır. Böylece sanatçı, gündelik manzaraları yeniden yorumlayarak onları yaşayan, hissedilen ve aynı zamanda gerçeküstü bir estetik deneyime dönüştürür. Alfie Caine Midday Sun 2020 Oil, acrylic, and paper collage on canvas 100 × 150.8 cm Alfie Caine (b. 1996) is a British contemporary artist who places architecture and the surrounding landscape at the core of his practice, interpreting them through a distinctive visual language. Caine approaches space with both a sense of realism and emotional resonance, positioning his compositions as vehicles for expressive introspection. Living and working in East Sussex, England, the artist draws inspiration from the region’s unique qualities of light, atmosphere, and landscape, which are reflected in his evocative compositions. By deliberately blurring the boundaries between interior and exterior spaces, Caine constructs immersive environments that offer viewers a holistic spatial experience. A graduate of the Architecture Department at the University of Cambridge, Caine integrates the spatial awareness gained from his architectural training into his practice. Through a nuanced interplay of light, tone, and color—alongside elements such as furniture and plant life—he reimagines everyday scenes, transforming them into vivid, sensorial, and subtly surreal aesthetic experiences.
1,320 1
1 month ago
Belçikalı ressam Eugène Siberdt (1851–1931), 19. yüzyıl Avrupa akademik resim geleneğinin Antwerp merkezli önemli temsilcilerindendir. Portre, tür resmi ve tarih sahneleriye tanınan sanatçı; güçlü çizim disiplini, tarihsel anlatılar ve dönemin akademik estetiğini yansıtan kompozisyonlarıyla öne çıkar. Siberdt, aynı zamanda Oryantalist ve Geç Romantik sanat anlayışının önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir. Ayrıca, Antwerp Akademisi’nde uzun yıllar öğretim üyeliği yapan Siberdt, akademik sanat eğitiminin temel prensipleri olan çizgi, form ve klasik kompozisyon anlayışını temsil eden sanatçılar arasında yer alır. Sanatçı, estetik yaklaşımı ve teknik yetkinliğiyle kendi döneminde özel koleksiyonerler ve resmi çevreler tarafından aranan bir portre ressamı olmuştur. Belgian painter Eugène Siberdt (1851–1931) is recognized as one of the prominent Antwerp-based representatives of the 19th-century European academic painting tradition. Celebrated for his portraits, genre scenes, and historical compositions, Siberdt’s work is distinguished by a rigorous approach to drawing, narrative richness, and carefully balanced compositions that reflect the refined academic aesthetics of his time. He is also considered an important figure connected to the Orientalist and Late Romantic artistic movements of the period. As a long-time professor at the Antwerp Academy, he represented the fundamental principles of academic training—line, form, and classical composition. With his refined aesthetic sensibility and technical mastery, he became a highly sought-after portrait painter among private collectors as well as official and institutional circles of his era. #dgartproject #EugèneSiberdt #dgartgalleryandprojects
1,444 0
2 months ago
Lucio Fontana Concetto Spaziale, Attese 1964 Tuval üzerine sulu boya 81.4 x 60.2 cm Arjantinli-İtalyan kökenli ressam, heykeltraş ve teorisyen Lucio Fontana (1899–1968), sanat tarihinde tarihsel bir kırılma yaratan Spatializm (Mekansalcılık) akımının kurucusu olarak, sanatın iki boyutlu yüzeyini radikal bir müdahale ile yeniden tanımlamıştır. Sanatçı “Concetto Spaziale, Attese” serisinde yoğun ve dikkat çekici renkler kullanılmasının yanı sıra tuvalin salt yüzey olma niteliğine mekansal bir boyut kazandırmak üzere yüzeyi keserek fiziksel müdahalede bulunmuştur. Bu müdahale ile sanatçı, sanatı yüzeyden ayırarak tuvali mekanın bir parçası, mekanı da sanatın bir parçası haline getirmiştir. Fontana’nın sanata kattığı yorum, tuvali geleneksel kullanımının ötesinde, mekana açılan bir eşik niteliği kazandırmıştır. Lucio Fontana Concetto Spaziale, Attese 1964 Watercolor on Canvas 81.4 x 60.2 cm As the founder of the historically groundbreaking Spatialist movement, Argentine-Italian painter, sculptor, and theorist Lucio Fontana (1899–1968) enacted a radical reimagining of the pictorial plane. In the “Concetto Spaziale, Attese” series, Fontana deployed luminous, arresting colors alongside decisive physical gestures—most notably the cutting of the canvas—to open the surface to depth and spatial resonance. These incisions transformed the canvas from a passive ground into an active participant within the work, collapsing the distinction between surface and space. Through this intervention, painting was no longer confined to illusion; the canvas became a threshold, a portal through which space itself entered the artwork and the artwork entered space. In Fontana’s vision, the canvas transcends its traditional role, emerging as both material and metaphysical gateway. #dgartproject #luciofontana
1,251 10
2 months ago
Fernando Botero, çocukluk yıllarında amcası tarafından bir boğa güreşi okuluna yazdırılmış ve matador olmak üzere eğitim almıştır. Sanatçının ilk eserleri de bu deneyimlerden beslenmiş; gösterilerin içindeki şiddet ve dramatik atmosfer zamanla yapıtlarına yansımıştır. Botero, resimlerinin bir bulut gibi başlayıp giderek belirgin hatlar kazandığını ve sonunda bir patlamaya dönüştüğünü ifade eder. Evrensellik kavramını Amerika kıtası üzerinden tartışan sanatçı, üçüncü dünya ülkelerinde doğan sanatçıların kendi evrensel dillerini bulmaları gerektiğini vurgular. Kolombiya’daki köklerini aldığı klasik sanat eğitimiyle birleştiren Botero, böylece kendine özgü üslubunu geliştirmiştir. Günlük yaşamdan sahneler ve politik figürler aracılığıyla insanlığın çelişkilerini ironik ve eleştirel bir dille ele alan sanatçının figürlerindeki fiziksel abartı, zamanı belirsizleştirirken anlatımının evrensel boyutunu güçlendirir. Fernando Botero was enrolled in a bullfighting school by his uncle during his childhood and trained to become a matador. His earliest works emerged from these formative experiences; the violence and charged theatricality of the arena gradually found their way into his art. Botero has remarked that his paintings begin like a cloud, slowly acquiring contour and density until they culminate in an explosive resolution. Reflecting on the notion of universality through the lens of the Americas, the artist emphasizes that those born in the so-called Third World must discover their own universal visual language. By fusing his Colombian roots with a classical artistic education, Botero forged a singular and unmistakable style. Through scenes of everyday life and portrayals of political figures, he approaches the contradictions of humanity with an ironic and critical sensibility. The physical exaggeration of his figures blurs temporal specificity, reinforcing the universal resonance of his artistic vision. #dgartproject #fernandobotero
2,083 10
3 months ago
Arik Levy’nin galerimize katıldığını duyurmaktan onur duyuyoruz. Paris’de çalışan ve uluslararası arenada tanınan Levy, çağdaş görsel kültürde en ayırt edici seslerden birini şekillendiren, özgün bir vizyona sahip disiplinlerarası bir sanatçıdır. Heykel, resim, enstalasyon, tasarım ve kamusal sanat alanlarını kapsayan pratiği; duygusal ve maddi zekâya, kavramsal bir titizlikle bağlı bütünlüklü bir üretim ortaya koyar. Levy’nin heykelleri, evrilmiş hayali yapılardan, yansıtılmış geometrilerden ve asimetrinin şiirselliğinden doğa, sezgiyle yönlendirilen, doğanın öngörülemez mantığıyla şekillenen ve eksiltme yoluyla biçimlenen formlardan oluşur. Görsel dili; doğa, bilim ve algı arasındaki etkileşimi araştırarak rafine, etkileyici ve derinlemesine bağ kuran eserler sunar. İlk bakışta güçlü ve net biçimler olarak görünen çalışmalar, zamanla katmanlı anlamlarını açığa çıkarır. Levy’nin çalışmaları; duygusal olanla maddi ve kavramsal olan arasında köprü kurarak izleyiciyi, dengeleri, mekânı ve varoluşu hem tefekkürsel hem de duyusal bir deneyim üzerinden yeniden düşünmeye davet eder. We are pleased to announce the representation of Arik Levy by our gallery. Based in Paris and internationally acclaimed, Levy is a multidisciplinary artist whose distinctive vision has helped shape one of the most compelling voices in contemporary visual culture. His practice encompasses sculpture, painting, installation, design, and public art, forming a cohesive body of work grounded in emotional and material intelligence, guided by conceptual clarity. Levy’s sculptures arise from evolved imaginary structures, projected geometries, and the poetics of asymmetry — forms shaped through subtraction and guided by both intuition and the unpredictable logic of nature. His visual language explores the interplay between nature, science, and perception, offering works that are refined, impactful, and deeply engaging. What first appears as powerful, clearly defined form gradually reveals layers of meaning. Levy’s practice bridges the emotional, the material, and the conceptual, inviting viewers to reconsider balance, space, and existence through a contemplative yet sensorial experience.
1,697 13
4 months ago
Albert Willem’in galerimize katıldığını paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Belçikalı çağdaş sanatçı Willem, parlak ve kontrast renkler, yalın çizgiler ve gündelik anları insanlığın hâline dair hafif ironik sahnelere dönüştüren kendine özgü “kibrit çöpü” figürleriyle öne çıkan cesur bir naif üslupta çalışıyor. Hafif görünse de yüzeysel olmayan bu resimler; kişisel kaygıları, sosyal gözlemleri ve gündelik hayatın sessiz dramını, mizah ve abartılı duygularla süzerek ele alıyor. Aşırı sembolizme yaslanmadan, izleyiciyi gülümsemeye, durup düşünmeye ve kendini bu sahnelerde tanımaya davet eden doğrudan, etkileyici ve insani bir görsel dil kuruyor. Ailemize hoş geldin, Albert We’re thrilled to welcome Albert Willem to our gallery. A contemporary Belgian artist, Willem works in a bold naïve style with bright, contrasting colors, simple lines, and unmistakable “matchstick” figures that turn everyday moments into gently ironic snapshots of the human condition. Humorous without being lighthearted, his paintings reflect personal anxieties, social observations, and the quiet drama of daily life, always filtered through wit and exaggerated emotion. By steering clear of heavy-handed symbolism, Willem creates a visual language that’s immediate, expressive, and deeply human—inviting the viewer to smile, pause, and recognize themselves. Welcome to the family, Albert #dgartproject #albertwillem
2,426 6
5 months ago
DG Art Gallery & Projects olarak, 19–23 Kasım tarihleri arasında Manarat Al Saadiyat’ta düzenlenecek Abu Dhabi Sanat Fuarı’na katılıyoruz. Bu yıl fuarda, modern sanatın öncü isimlerinden Fahrelnissa Zeid’in geometrik, portre ve soyut eserlerinden oluşan özel bir seçkiyi, M19 numaralı standımızda ve fuar alanındaki seçkin duvarlarda sanatseverlerle buluşturuyoruz. Ön Gösterim: 18 Kasım Konum: Manarat Al Saadiyat, Abu Dhabi Stant: M19 As DG Art Gallery & Projects, we are delighted to participate in the Abu Dhabi Art Fair, taking place from 19–23 November at Manarat Al Saadiyat. This year, we are presenting a special selection of geometric, portrait, and abstract works by one of the pioneers of modern art, Fahrelnissa Zeid, which will be on view at our booth M19 and on selected walls throughout the fair. Preview: 18 November Location: Manarat Al Saadiyat, Abu Dhabi Booth: M19 #dgartproject
2,201 6
6 months ago
DG Art Gallery & Project olarak, çağdaş portre sanatının özgün isimlerinden Kadir Akyol’un galerimiz temsiliyetine katıldığını duyurmaktan mutluluk duyuyoruz. 1984 yılında Mardin’de doğan Kadir Akyol, Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olduktan sonra Ankara Gazi Üniversitesi’nde yüksek lisansını, ardından Sevilla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde ikinci yüksek lisans eğitimini tamamladı. Sanatçı, halen Düzce Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü’nde doktora çalışmalarına devam etmektedir. 2013 yılında RH+ Art Magazine tarafından “Yılın Genç Ressamı” seçilen Akyol, bugüne dek 14 kişisel sergi açmış; 200’ü aşkın ulusal ve uluslararası bienal, trienal, sempozyum ve karma sergide yer almıştır. Eserleri İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan, Belçika, Almanya, ABD ve birçok ülkede sergilenmiştir. DG Art Gallery & Project is delighted to announce the representation of Kadir Akyol, one of the most distinctive voices in contemporary portrait painting. Born in 1984 in Mardin, Turkey, Akyol graduated from the Department of Painting at Mersin University Faculty of Fine Arts in 2008. He completed his first postgraduate degree at Gazi University in Ankara and later pursued a second master’s degree at the University of Sevilla, Spain. He is currently continuing his PhD studies at Duzce University Faculty of Art, Design and Architecture. In 2013, he was named “The Young Artist of the Year” by RH+ Art Magazine. To date, Akyol has held 14 solo exhibitions and participated in over 200 national and international biennials, triennials, symposiums, and exhibitions. His works have been exhibited in Spain, Italy, France, Greece, Belgium, Germany, the USA, and several other countries. #dgartproject #dgartgalleryandprojects #kadirakyol
1,592 36
7 months ago
DG Art Gallery & Project olarak Ali Elmacı’nın temsiliyetini duyurmaktan mutluluk duyuyoruz. 1976 Sinop doğumlu Ali Elmacı, figüratif resmi çağdaş bir ironiyle yeniden tanımlayan ve çağının en dikkat çeken sanatçılarından biridir. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü mezunu olan Elmacı, çalışmalarında güç, iktidar, inanç ve arzunun temsillerini renkli, ironik ve kimi zaman kitch bir estetik içinde ele alır. Sanatçının üretimi; popüler kültür imgeleri, mitolojik göndermeler ve portreler üzerinden şekillenir. Figürlerin izleyiciyle doğrudan kurduğu göz teması, hem cazibenin hem de iktidarın ikili doğasına işaret eder. Elmacı’nın dünyasında mizah, toplumsal eleştirinin en keskin aracı hâline gelir. Eserleri Türkiye’de ve uluslararası alanda birçok sergide yer alan Ali Elmacı, günümüzün görsel kültürünü sorgulayan özgün diliyle çağdaş sanat sahnesinin önde gelen isimleri arasında yer almaktadır. We are delighted to announce that DG Art Gallery & Project now represents Ali Elmacı. Born in 1976 in Sinop, Ali Elmacı is one of the most remarkable contemporary artists redefining figurative painting with a distinctive sense of irony. A graduate of the Painting Department at Mimar Sinan Fine Arts University, Elmacı explores representations of power, authority, faith, and desire through a vibrant, ironic, and at times kitsch aesthetic. His artistic practice takes shape through popular culture imagery, mythological references, and portraiture. The direct eye contact his figures establish with the viewer points to the dual nature of both allure and power. In Elmacı’s world, humor becomes the sharpest tool of social critique. Elmacı’s works have been featured in numerous exhibitions in Turkey and abroad, and with his unique visual language that questions contemporary visual culture, he stands among the leading figures of today’s art scene. #dgartproject #dgartgalleryandprojects #alielmacı
2,124 15
7 months ago