Leo’cuğum, Paris’te, Place des Vosges’daki şu gördüğünüz kum havuzunda fotoğrafını çekmemi istedi, “sonra kumları yapay zekaya su yaptırırız” demişti, “sanki suyun üzerinde duruyormuşum gibi babam” diye de eklemişti.
Ben de onu kırmadım, Leo’yu suyun üzerinde yürüttüm, koi balıkları da benden olsun dedim.
Bayıldı. :)
#bildiginbaba #babaoğul
Canım oğlum,
Şu anda Paris - Istanbul uçağındayız. Sen yandaki iki koltuğa uzanmış, bacağıma kafanı yaslamış uyuyorsun. Seninle Paris’te dolu dolu bir hafta geçirdik. Ortalama 16.000 yetişkin adımı atmışız ve sen tüm bu ritme rağmen “gık” demedin. Tabi ki 2-3 kere “arıza” verdin, uykun varken 2 kere ayağın takıldı ve düştün ama bunların olmaması normal olmazdı zaten ama onun dışında nereye gidersek gidelim benimle gezdin, yürüdün, yedin, içtin, merak ettin, gözlemledin, oturdun, uyudun. İstanbul’dan Paris uçağına bindiğimiz gün ateşin olduğunu hatırlarsak, bunun ne büyük bir çaba olduğunun önemi daha da artar. Çabanı tüm yüreğimle alkışlıyorum.
Dilini henüz tamamen konuşamadığın bir coğrafyada, bilmediğin yemekleri yiyip içmek bazen bir yerişkinin bile harcı değilken, sen bunları büyük bir neşe ve uyumla yaptın. Oradan oraya trene, otobüse, metroya, taksiye binerken hepsinden keyif almaya baktın. Seni omuzlarıma aldığım zamanlarda bile “babam sen yorulma istiyorum” dediğin zamanlar oldu. Seni tam kalbinden ve vicdanından öpesim geliyor o zamanlarda.
O bitmek bilmeyen merakın ve gözlem yeteneğin seni bu dünyada daha çok yerlere götürecek, bundan eminim. Bu seyahat de bize çok şey kattı. Bunu göz ardı etmek imkansız. Bu ve tüm seyahatlerimiz, kalbinin ve beyninin derinliklerinde bir yerde bilinçaltının dehlizlerinde bir kara kutuya işleniyor ve ileride ihtiyaç duyduğunda sen farkında olmadan oradan çıkıp sana gelecekler buna emin olabilirsin. Geçen günlerde okuduğum bir cümle beni derinden sarsmıştı ama bu seyahat sonrasında bu cümlenin anlam ve değerini yeniden anladım : “Onsuz yaşayamayacağınız birini, sizsiz yaşayabilsin diye büyütüyorsunuz.” diyordu cümle. İşte bu kadar. Ben bildiğim her şeyi, elimden gelen en iyi şekilde sana öğretmekle ve sana rehberlik etmekle mükellefim. Sen o bilgilerle ve kazanımlarla istediğini yapmakta özgürsün, ister alır daha ileri götürürsün, ister sarılır öper heybenden atarsın. Kendi ayakların üzerinde durmaya başladıktan sonra, gerisi sana kalmış can dostum.
İyi ki varsın. İyi ki geldin. İyi ki bu seyahati yaptık. Ortak dostumuz ChatGPT’nin de dediği gibi :
devamı ⬇️
Bugün yağmur vardı. Jimnastikten sonra Leo’ya dedim ki, “hava çok yağışlı istersen bugün futbol antremanı yapma.” O da “hayır, ben antreman yapacağım.” dedi. Dedim “şu an burası kuru ve sıcak, istersen gel dışarı çıkalım, hem havaya, hem de sahaya bak.” “Tamam.” dedi. Gittik sahanın yanına. “Eeeee……..” dedim. “Gerçek sporcular asla vazgeçmez, babam.” dedi. Acaba yanlış mı duydum diye düşünürken, “ben, yağmur da yağsa, kar da yağsa antremanımı yaparım” dedi. Ben tatlı bir şok yaşarken, futbol eşyalarını almak için arabaya doğru ilerledik. Gerekli kıyafetlerini giydi ve o antremana bana rağmen çıktı. Çabana sağlık mücadeleci ruh, rüzgarın eksik olmasın. 🙏🏼🧿❤️ 💊
#bildiginbaba #babalıkyapıyorum #galatasaray #kidsfootball #resilience #determination
Leocuğumdan babasına Galatasaray Marşı şoku. Hem de ukulele ile solo show.
#galatasaray #galatasaraymarşı #gs #gsmarşı #mehveşemeç #ukulele #cimbomgalatasaray #cimbom #cimbombom
Canım oğlum, seni çok seviyorum. İyi ki doğdun. Bugün 5. yaşının ilk günü.
Şu minnacık vücudunun içine sığdırdığın merak, zeka ve çabaya hayranım. Senden son derece ve çokça razıyım. Senden hiçbir talebim veya beklentim yok. İstediğin kişi olabilirsin, istediğin işi yapabilirsin, dilediğince yaşarsın.. sana hayatla mücadeleyi, duygularla başa çıkabilmeyi, iyi, doğru ve adil bir insan olabilmeyi öğretebilmek tek dileğim. Ondan sonra gerisi sende. Ben, seni her zaman her halinle koşulsuzca seveceğime söz verebilirim bir de.
Geçirdiğimiz her an iyisiyle kötüsüyle benim için o kadar güzel ki, keşke sana bunu anlatmanın bir yolunu bulabilsem ama yok, saatlerce anlatsam da anlayamayacaksın. Muhtemelen, bana da defalarca dedikleri gibi, sen de “baba olunca anlarsın”.
Doğum günün kutlu olsun, seni çokça öpüyorum canım yol arkadaşım benim. ❤️🧿🤲🏼🎂
#babaoğul #uzunincebiryol #dadandson #papaetfils #papaehijo #bildiginbaba #yaşıyoruzbuhayatı #babaoluncaanlarsın #babalıkyapıyorum
Ailemizde bir çok sağlık çalışanı olmasına ve annemin hastane eczacısı olmasından dolayı hastaneyi mesken edinmiş ve hastanelere çokça alışık biri olmama rağmen, ben hastane fotoğrafı paylaşmayı da hastaneleri de hiç sevmem ama bugün başkaydı ve bu günü yazmam gerekiyordu çünkü bugün ilahi bir güç senin aracılığınla benimle konuştu oğlum. Hastane odasındaki işimiz bitmiş, eşyalarımızı toparlıyorduk, birden durup bana dedin ki “Babacığım, ben seni hep gözlemliyorum, hep izliyorum, senden öğreniyorum. Ben de çocuğum olunca senin gibi baba olacağım. Ona senin gibi bakacağım”. Bir an nutkum tutuldu, boğazım kilitlendi, daha 5 yaşına gelmemiş oğlum mu kurmuştu bu cümleyi ? Yanına eğildim. “Teşekkür ederim oğlum. Bu beni çok duygulandırdı. Bu, sana yaptığım babalıktan memnunsun anlamına mı geliyor” diye sordum sana. “Evet” dedin. “Ben de senden çok razıyım. Çok teşekkür ederim. Bu söylediğin bana, verdiğim emeklerin ve çabanın boşa gitmediğini gösterdi. Beni çok mutlu etti” dedim. Tabi gözlerime hücum eden gözyaşlarını zor tutuyordum. Birbirimize sarıldık. Doktorun odasına uğrayıp, doktora ve ekibe teşekkür edip, hastaneden çıktık.
Hayat böyle işte, her şer’den bir hayır çıkıyor. Boktan bir güne uyanmıştım ve her şey hastaneye adım attığım andan itibaren aynı boktanlığıyla devam ediyordu ama senin ağzından bana aktarılan 4-5 cümle ile son 5 senedir gece gündüz verdiğim emeğin boşa gitmediği ve aynen devam etmem gerektiği söylendi bana. Bir baba çocuğundan başka ne ister ki. Bunu evladından duymuş bir babanın gözü neyi görebilir ki Aşk’tan başka. Günümü gün ettin be çocuk. Sana her hakkım helal olsun can oğlum benim.
Yeldeğirmeni, 09/12/2024
#bildiginbaba #babaogul #dadandson #papaehijo #papaetfils #forevertogether
Mutsuzlukdan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
Sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
Onlar da orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
öteden beri yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
sevgim acıyor
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
İlkbahar geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın
Bazen yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar
#turgutuyar #acıyor #şiir #şiirsokakta #yazıketmeyin #ikinciyeni