Hüsra Apak, Atalay Altunok: "Sokak müzisyenleri büyük şehirlerin gergin, boğucu havası içinde hayatımızı renklendiriyor. Onlar meydanlarda, toplu taşıma araçlarında, parklarda, biz neredeysek oradalar. Sokağı kendisi için bir gelecek basamağı olarak kullananlar da var, geçimini tümüyle bu uğraş üzerinden sağlayanlar da. Ama onlar sokakta, hangi koşullarda, hangi zorluklar içindeler."
Yazının tamamına profildeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz 🎶
Afiş'in 9. söyleşisinde tiyatro var.
Pınar Yıldırım'ın moderatörlüğünde, Sevinç Erbulak ve Ahmet Sami Özbudak ile tiyatronun sorunlarını konuşacağız.
🎙️ Sevinç Erbulak, Ahmet Sami Özbudak
🎤 Moderatör: Pınar Yıldırım
📅 16 Mayıs Cumartesi, 14.00
📌 Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi (TESAK) Rıhtım Caddesi / Kadıköy
Nedim Dertli: "Gospodinov, Bulgaristan’ı yalnızca anlatılmamış hikâyelerin biriktiği bir coğrafya değil, aynı zamanda bir “ev” otantikliğinde inşa eder. Todor Zhivkov döneminin bireye dayattığı “düşüncelerini gizleme zorunluluğu” –bir tür güvenli sessizlik– metinlerin ana ekseninde düğümleniyor. Bu bağlamda, post-komünist yaşamdan süzülen anlatılar toplumsal travma, bireysel melankoli, göç, mekânsal kopuş ve kimlik aşınmasının ortak hafızada bıraktığı izleri kaydetmekle kalmaz, bu izlerin nasıl hatırlandığını da sorgular."
Yazının tamamına profildeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. 📚
Fulden Aytaç: "Dayanışmayla, kolektif emekle üretim yapmaya çalışan bağımsız tiyatro ekipleri için koşullar giderek ağırlaşıyor. Mekân bulma zorlukları, artan kiralar, prodüksiyon maliyetleriyle oyun çıkarmak başlı başına bir mücadeleye döndü. Üstelik bu mücadele yalnızca üretim aşamasında değil, seyirciyle buluşma noktasında da sürüyor."
Yazının devamına profildeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz 📚🎭
Ferruh Tunç: "Şiirin değeri, ne kadar yoğun olduğunda değil, o yoğunluğu nasıl kurduğunda ortaya çıkar."
Yazının devamına profildeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. 📚
Nedim Dertli: "Jim Jarmusch’un Ölüler Ölmez (The Dead Don’t Die) filminden sonra –altı yıllık uzun bir sessizliğin ardından– çektiği Baba Anne Kız Kardeş Erkek Kardeş (Father Mother Sister Brother), yönetmenin kariyerindeki kendine özgü minimalist anlatımın geç dönem tezahürüdür. Dünyada Bir Gece (Night on Earth, 1991), Kahve ve Sigara (Coffee and Cigarettes, 2003) ve Kırık Çiçekler (Broken Flowers, 2005) filmlerinden Jarmusch izleyicisinin aşina olduğu fragmanter anlatı yapısına rücu etmesi, sadece biçimsel bir tercih değil, dağılmış aile ilişkilerini ve modern insanın kırılganlığını görünür kılma çabasının yanı sıra, öze yönelerek bilinçli bir geri çekilişi de ima eder."
Yazının devamına profildeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz 🎬📚
"Bu Kadını Dinleyin… Simone de Beauvoir ve Claire Etcherelli"
Editörümüz Volkan Atmaca, Simone de Beauvoir'ın Claire Etcherelli ile yaptığı söyleşiyi çevirdi. Söyleşiye hikayemizdeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.🌿
#selyayincilik #selyayinlari #simonedebeauvoir #claireetcherelli #eliseyadagerçekyaşam
Claire Etcherelli: "Emek dünyası bu manada dışarıya tümüyle kapalı, apayrı bir dünyadır. İçindeyken bir parya olduğunuzu, toplumun geri kalanından koparıldığınızı hissedersiniz. Bu his öyle bir raddeye varır ki sonunda içinizde hiçbir isyan duygusu kalmaz. Bizler artık hiçbir önemi olmayan, sadece üretime yarayan kişilerizdir. İsyan duygusu ancak bu dünyadan çıktığınızda uyanır."
Çeviren: Volkan Atmaca
Söyleşinin devamına profildeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. 📚
Natalie Wall: "Yapay zekânın yayıncılığı, daha doğrusu edebiyat alanını ne şekilde etkileyebileceği hem yayıncılar hem de okurlar tarafından uzun süredir tartışılıyordu, nihayet bu tartışmalar 2026 yılında gerçek bir zemine oturdu ve yapay zekâya dair en ufak imanın bile çoğu okurda tiksinti uyandırdığı açık."
Çeviren: Fulya Kılınçarslan
Yazının devamına profildeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz 📚
Afiş'in Nisan söyleşisinde müzik var. Kutlu Özmakinacı (Yüksek Sadakat) ve Cihan Mürtezaoğlu ile müzik dünyasının sorunlarını konuşacağımız söyleşinin moderatörü Burak Ülgen.
🎙️ Kutlu Özmakinacı, Cihan Mürtezaoğlu
🎤 Moderatör: Burak Ülgen
📅 18 Nisan Cumartesi, 15.00
📌 Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi (TESAK)
Rıhtım Caddesi / Kadıköy
Ekin Taneri: "Asıl kırılma, kadınların yalnızca anlatının merkezine yerleşmesiyle değil, anlatının dilini, değerlerini ve çatışma biçimlerini dönüştürmesiyle mümkün olur. Sinema erkeğin kahramanlık mitine ihtiyaç duymadan da destansı bir anlatı kurabildiğinde, kadının bastırılan öznelliği yeniden görünür hale gelir.
Belki de asıl mesele, kameranın kimin gözünden baktığı değil, neyi “zafer” olarak tanımladığıdır."
Yazının tamamına profildeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.